25 Ocak
Araştırmaların Bize Mindfulness Temelli Beslenme Farkındalığı Eğitimi (MB-EAT) Hakkında Söyledikleri
Mindfulness Temelli Beslenme Farkındalığı Eğitimi (MB-EAT), Dr. Jean Kristeller tarafından yemek ile daha düzenli, bilinçli ve daha az tepkisel bir ilişki kurmayı desteklemek için geliştirilen yapılandırılmış, farkındalık temelli bir beslenme programıdır. MB-EAT, kurallara, kısıtlamalara veya irade gücüne odaklanmak yerine, katılımcıların zaman içinde beslenme davranışını şekillendiren içsel işaretler, alışkanlık örüntüleri ve koşullar hakkında farkındalık geliştirmelerine yardımcı olur.
Bilinçli farkındalıkla beslenmeye olan ilgi arttıkça, birçok kişi MB-EAT'in kanıta dayalı olup olmadığını ve katılımcıların programdan gerçekte ne kazandığını merak ediyor. MB-EAT ile ilgili araştırmalar, bu soruların yanıtlanması için yararlı bilgiler sunuyor.
MB-EAT kanıta dayalı mıdır?
Evet. MB-EAT, yirmi yılı aşkın bir süredir incelenmekte olup, yeme davranışları, duygusal düzenleme ve psikolojik iyilik hali üzerindeki etkilerini araştıran giderek artan sayıda araştırmalar ile desteklenmektedir. MB-EAT, insanların özellikle yeme davranışlarına farkındalık ile yaklaşabilmelerine yardımcı olmak için tasarlanmış, en iyi araştırılmış bilinçli farkındalıkla yeme yaklaşımlarından biridir.
MB-EAT, köklü farkındalık uygulamalarından yararlanır ve bunları özellikle yeme bağlamına entegre eder. Program, klinik ve klinik dışı popülasyonlarda, özellikle aşırı yeme, duygusal yeme, kronik diyet ve yemek ile ilgili sıkıntı yaşayan bireyler arasında incelenmiştir.
Önemli olarak, MB-EAT hızlı müdahale veya semptom baskılama yöntemi olarak tasarlanmamıştır. Araştırmalar, kısa vadeli sonuçlardan ziyade farkındalık, öz düzenleme ve yemek ile ilişkideki değişikliklere odaklanma eğilimindedir.
MB-EAT ile ilgili araştırmalar neleri incelemiştir?
MB-EAT ile ilgili çalışmalar, aşağıdakiler dahil olmak üzere birkaç önemli alanı araştırmıştır:
Tıkınırcasına yeme ataklarının sıklığı ve yoğunluğu
Duygusal ve stresle ilişkili yeme alışkanlıkları
Yiyeceklerle ilgili suçluluk duygusu ve tepkisellik
Ruh hali ve öz-şefkat dahil olmak üzere psikolojik iyilik hali
Açlık, tokluk ve doygunluk sinyalleri hakkında farkındalık
Bazı araştırmalar, zaman içindeki kilo düzenlemesini veya kilo stabilitesini de incelemiştir. Bu araştırmalar genellikle kilo denetimini birincil tedavi hedefleri olarak değil, aşırı yeme davranışının azalması ve özdenetim becerisinin gelişmesi ile ilişkili ikincil sonuçlar olarak ele almıştır.
Katılımcılar MB-EAT'ten Genellikle Ne Kazanır?
Bilinçli farkındalıkla yeme ve MB-EAT üzerine yapılan araştırmalar, mindfulness temelli yaklaşımların tepkiselliği azaltarak, içsel sinyallere yönelik farkındalığı artırarak ve yemekle kurulan psikolojik ilişkiyi güçlendirerek yeme davranışlarında olumlu değişimler sağlayabileceğini göstermektedir.
Bireysel deneyimler farklılık gösterse de, araştırmalar ve klinik gözlemler, katılımcıların sıklıkla şunları bildirdiğini göstermektedir:
Açlık, tokluk ve doygunluk işaretlerine ilişkin farkındalığın artması
Aşırı yeme ve kontrolsüz yeme davranışlarında azalma
Yiyecek seçimlerinde daha az aciliyet ve tepkisellik
Dürtülere yanıt vermeden önce duraklama becerisinin artması
Yedikten sonra suçluluk, utanç veya özeleştiri duygusunun azalması
Yemek konusunda kişisel seçimlere daha fazla güven ve inanç
Bu değişiklikler, katılımcılar yargılamak yerine merakla içsel deneyimlerini gözlemlemeyi pratik ettikçe yavaş yavaş ortaya çıkma eğilimindedir.
MB-EAT ve Kilo Değişimi
MB-EAT bir kilo verme programı olarak tasarlanmamıştır ve kilo değişimi programın ana odak noktası değildir. Programın vurgusu, vücut ölçülerini kontrol etmek değil, farkındalık, düzenleme ve düşünce-davranış kalıplarını anlamaktır.
Bununla birlikte, araştırmalar ve klinik uygulamalar, özellikle aşırı yeme davranışının azalması ve yeme alışkanlıklarının daha düzenli ve daha az reaktif hale gelmesiyle birlikte bazı katılımcıların zamanla kilo stabilizasyonu veya kademeli kilo kaybı yaşadığınıgöstermektedir. Kilo değişikliği meydana geldiğinde, bu durum doğrudan ulaşılması gereken bir hedef olarak değil, geliştirilmiş öz düzenlemenin bir yan ürünü olarak anlaşılmaktadır.
Bu ayrım, MB-EAT yaklaşımının merkezinde yer alır ve katılımcıların kısıtlayıcı veya diyet odaklı döngülere geri dönmelerini önlemeye yardımcı olur.
MB-EAT'in Diyet veya Genel Bilinçli Farkındalıkla Beslenme Tavsiyelerinden Farkı Nedir?
Yemeğe yönelik birçok yaklaşım, ya dışsal kontrol (diyetler, yemek planları veya kurallar gibi) ya da zaman içinde gayri resmi olarak uygulanan genel bilinçli farkındalıkla yeme ilkelerine odaklanır. MB-EAT ise farklı bir yaklaşım benimsemektedir.
MB-EAT, kurallar veya reçeteler yerine rehberli uygulamalar ve deneyimsel öğrenme yoluyla bilinçli farkındalıkla beslenmeyi öğreten yapılandırılmış, süreli bir programdır. Katılımcılar aşağıdakilerle çalışmayı öğrenirler:
Dışsal kurallar yerine içsel açlık, tokluk ve doygunluk işaretleri
Yemeyi tetikleyen duygusal ve çevresel faktörler
Kısıtlama, aşırı yeme veya tepkisellik kalıpları
Yiyecek seçimlerini etkileyen psikolojik faktörler
Yeme davranışındaki (veya kilodaki) herhangi bir değişiklik, uyum, kontrol veya irade gücünden ziyade, farkındalığın ve özdenetimin artmasının bir sonucu olarak değerlendirilir.
MB-EAT Kimler İçin Yararlı Olabilir?
MB-EAT, özellikle aşağıdaki durumlarda bulunan kişiler için yararlı olabilir:
Aşırı yeme, aşırı yeme veya duygusal yeme yaşayanlar
Diyet ve kontrol kaybı döngüsünde sıkışmış hissedenler
Yiyeceklerle daha sakin, daha dengeli ve sağlıklı bir ilişki isteyenler
Rehberli farkındalık uygulamaları yoluyla öğrenmeye açık olanlar
Deneyimsel, kuralcı olmayan bir yaklaşımı tercih edenler
MB-EAT, psikoterapi değil, eğitim ve deneyimsel bir programdır ve acil destek gerektiğinde bireyselleştirilmiş ruh sağlığı tedavisinin yerini almayı amaçlamaz.
Değişime Kademeli ve Sürdürülebilir Bir Yaklaşım
MB-EAT araştırmalarının en önemli bulgularından biri, anlamlı değişikliklerin zamanla ortaya çıktığıdır. Program, hızlı sonuçlar elde etmeyi hedeflemek yerine, katılımcıların günlük yemeklerden duygusal anlara kadar birçok yemek durumunda uygulanabilecek beceriler geliştirmelerine destek olur.
Çoğu kişi için en kalıcı sonuç, belirli bir davranış değişikliği değil, yiyecek ve yemeğin nasıl deneyimlendiğine dair bir değişimdir: daha fazla farkındalık, esneklik ve kendine güven ile.